Arabalara Güle Güle, Toplu Taşımaya Merhaba

ARTIK ARABA KULLANMANIN STATÜ SEMBOL ETMEDİĞİ BİR ZAMANDA YAŞIYORUZ. BİLHASSA
KENTSEL ALANLARDA ARAÇ KULLANAN İNSANLARIN SAYISI BİR HAYLİ DÜŞÜŞ
GÖSTERİYOR. BUNU BİZ DEĞİL, VİYANA‘DA YILLIK TOPLU TAŞIMA KARTINA
SAHİP İNSANLAR ÜZERİNDE YAPILAN ARAŞTIRMALAR SÖYLÜYOR.

Bana arabanı göster ve sana kim olduğunu söyleyeyim.” 1990‘lı yıllarda sık sık kullanılan ve yıldan yıla güncelliğini yitiren bir atasözü. „Good bye Auto, hello Öffis“; bu sözü artık sık sık kentsel alanlarda yaşayan insanlar tarafından duymaya başladık. İster maddi sebeplerden olsun, ister rahatlık sebebiyle, isterse de kişisel bir karardan dolayı; zaman değişiyor. Geçtiğimiz yıllarda arabasını herhangi bir sebepten dolayı elden çıkarıp toplu araçları kullanma kararı alan insanlara genelde radikal çevreci gözüyle bakılırdı, ancak bugün vardığımız noktada bu konu birçok
başka konu gibi her ortamda tartışılmaya başlandı.

Nina Romana Mair de bu yönde karar alarak Mödling’den Viyana’ya taşındıktan sonra arabasına “Good bye“ diyen insanlardan. “İki sene öncesine kadar bu konu üzerinde fazla kafa yormadım. Ancak Viyana’ya taşındığımda
arabamı satmak istediğimden fazlasıyla emindim.” diyen Mair, Viyana’daki toplu taşıma sayesinde arabasının eksikliğini yaşamadığını anlatıyor. Hatta tam aksine, “Arabam olsaydı her gün saatlerce park yeri aramak zorunda kalacaktım” diyerek endişesini dile getiren Mair, toplu taşıma araçlarını hergün kullandığını ve kimi zaman yürümeyi veya bisikletini kullanmayı tercih ettiğini söylüyor. Bazen bir arabaya ihtiyaç duyduğunda ise bir sonraki Carsharing durağından araç kiraladığını anlatıyor Nina. Peki Nina toplu taşıma kullandığı esnada zamanını nasıl geçiriyor? Nina sorumuza gülerek “Tanıdığım veya takip ettiğim insanların Snapchat görüntülerini izliyorum veya sevdiğim müzikleri dinliyorum. Bu şekilde işteki sorumluluklarımdan ve toplantılardan biraz olsun uzaklaşabiliyor
ve ara verebiliyorum. Ayrıca zamanın da nasıl geçtiğini anlamıyorum” diyor.

Senelik kart alanların sayısı ilk defa araçlardan daha fazla
Viyana’da senelik toplu taşıma kartlarına sahip insanların sayısı ilk defa kayıtlı araçlardan daha fazla. Her ne kadar sayıların aralarında çok fazla farklılık olmasa da, senelik toplu taşıma kartına sahip insanların sayısı 715.000, kayıtlı araçların sayısı ise 683.000. 2007 yılında ise durum çok farklıydı: 620.000 kayıtlı araca karşın 380.000 senelik toplu taşıma kartı. 2012 yılına yapılan tarife değişikliğiyle birlikte senelik kartların ücreti 449 Euro’dan 365 Euro’ya düşürüldü. Yani günlük hesaba vurduğunuzda: Senelik karta sahip insanlar günlük bir Euro’ya Viyana’daki
tüm toplu taşıma araçlarını kullanabiliyor. Aynı zamanda gün geçtikçe Viyana’nın toplu taşıma ağı genişletiliyor. Rakamlar da zaten bunu gösteriyor, çünkü Temmuz ortasında Viyana’da bir rekor kırıldı – 715.000 insan toplu taşıma kartına sahip. 2015 yılında ise 939,1 milyon müşteri Wiener Linien’i tercih etti.

Birinci Viyana toplu taşımada başı çekiyor
Avusturya Trafik Kulübü’nün (VCÖ) yayınladığı araştırmaya göre; insanların toplu taşıma araçlarını kullanma konusunda Viyana’da bölgeden bölgeye farklılıklar meydana geldiği açıklandı. Araştırmada, tüm bölgelerin
ortak yönünün, 1.000 kişi başına düşen araç sayısının günden güne düştüğünü ve 10 sene öncesinde
göre çok büyük farklılık gösterdiği vurgulanıyor. Arabaların yoğun olarak kullanıldığı bölgeler ise daha çok şehir dışında kalan bölgeler. Statistik Austria’nın yayınladığı son rakamlara göre ise 16 bölgede kayıtlı bulunan araç sayısında bir önceki seneye göre düşüş gözlemlendiği; tüm bölgelerde ise 1.000 başına düşen araç sayısında
on sene öncesine göre büyük değişiklikler olduğu ve düşüşün en yoğun yaşandığı bölgenin ise eksi yüzde 18 ile 9. bölgenin olduğu vurgulanıyor. Sizce hangi bölge en düşük araç sayısına sahip? Hemen açıklıyoruz: İlk sırada
1.000 kişiye düşen 280 araçla Rudolfsheim-Fünfhaus, ikinci sırada ise 294 araçla Margareten ve Brigittenau bulunuyor. Peki en yüksek rakam kaçıncı bölgede, tahmin edebiliyor musunuz? Kafanızı fazla yormadan açıklayalım: Liesing 491 araçla en yüksek orana sahip.

En çok Josefstadt ve Alser­grund’da bisiklete biniliyor
VCÖ’nün yayınladığı istatistiklere göre; Viyana genelinde yapılan karşılaştırmada en çok toplu taşıma kullanan ve yine en az araba kullanan insanlar merkezi bölgelerde yaşıyor. Yürümeyi tercih edenler arasında Landstraße bölgesi başı çekerken, Josefstadt ve Alsergrund bölgeleri en yüksek bisiklet kullanma oranlarına sahip. Bisiklet kullanımının sadece yüz ölçümü küçük olan bölgelerde daha rahat olduğunu ve bu yüzden insanların sık sık bisiklet kullandığını, yürüdüğünü veya toplu taşıma araçlarını kullandığını söyleyen varsa hemen olduğu yerde dursun. Çünkü Viyana’nın en büyük bölgeleri Donaustadt ve Floridsdorf’ta yaşayan insanların büyük bir kısmı çevreye duyarlı bir araç kullanmayı tercih ediyor. Bu bölgelerde yaşayan insanların yüzde 62’si gündelik hayatlarında ya toplu taşıma araçlarını kullandıklarını ya da gidecekleri yerlere yaya veya bisikletle ulaştıklarını belirtiyor.

Şehir içinde daha hızlı hareket edebiliyorum
“We are Brian“ isimli ajans ve dizayn stüdyosunun kurucularından Marco di Salvo, yaklaşık on sene önce arabasını satmaya karar veriyor. Sebebini sorduğumuzda ise, bize şehir merkezinde araba kullanmanın zorluklarından bahsediyor. “Arabamla bir noktadan diğer noktaya ulaşmak istediğimde ya trafikte takılıyordum ya da park yeri bulmakta zorlanıyordum. Dolayısıyla gideceğim yere bisikletle veya doğrudan toplu taşıma araçlarıyla daha hızlı ulaşacağımı düşündüm“ diyen di Salvo, bu sebepten dolayı arabasına karşı hayal kırıklığı yaşadığını ve sonrasında da aracını sattığını açıklıyor. Di Salvo, “O günden bu yana bisikletimi kullanmayı tercih ediyorum, kışları ise toplu taşıma araçlarını. Arabaya ihtiyaç duyduğumda ise Car-Sharing sistemlerinden birini kullanıyorum“ diyor.

Fatma Ergün de birçok insan gibi arabasız yaşamayı tercih edenlerden – bu kararı da yaklaşık dokuz sene önce alıyor. “Bir önceki işim şehir dışındaydı ve her gün arabamla Aşağı Avusturya’ya gidip gelmek zorundaydım. Daha sonra iş değişimi ve sonrasında Viyana’daki bir salonda işe başlamam sebebiyle arabamın hem sorumluluk hem de maddi açıdan bir yük olduğunu anlamaya başladım“ diyen 39 yaşındaki Viyanalı Fatma, daha sonra arabasını ayda en fazla iki kez kullandığını, hatta çoğu zaman nereye park ettiğini unuttuğunu gülerek hatırlıyor. Arabasından nasıl vazgeçtiğini sorduğumuzda ise, “Önceleri biraz temkinli yaklaştım. Hatta arabasızlığı düşünemiyordum. Bugün düşündüğümde ise ne kadar doğru bir karar aldığımı fark ediyorum“ diyor.

Bunları da beğenebilirsin Yazarın diğer kitapları

Cevap bırakın